Hacı İdris ile menzilde buluştuk “gel Engin Gavs’a (ABDULBAKİ K.S) gidelim bende biraz para oldu yengen de hacca gitmek istiyor hele soralım bakalım bize ne emir buyuracak” dedi.

Kendisini ziyaret ettik hatır aldık hacı abi durumunu anlattı “kurban ne emir buyurursunuz?” dedi…

Gavs tebessüm etti “hacı İdris sen kaç defa hacca gittin” dedi hacı abi “bir kurban” dedi Gavs cevap vermedi başka konular ve konuklar ile ilgilendi bir müddet sonra Gavs tekrar hacı abiye bakınca (kaç defa anlamında) hacı abi 2 dedi Gavs tekrar cevap vermeden başka gelenler ile ilgilendi sonra tekrar manalı bakışlar ile bakınca hacı abi 3 dedi Gavs yine aynı minvalde devam etti bir müddet sonra tekrar hacı abiye baktığında hacı abi

“Vallahi 4 defa kurban başka da yoktur” deyince Gavs tebessüm etti ve devam ile “hacı İdris sen hanımın gönlünü yap onu ikna et senin çocukların küçüktür o parayla evinin üstüne kat yap dedi. “Kurban bu para azdır inşaata yetmez deyince sen hele bir başla yettiği kadar yap yavaş yavaş tamamlanır inşallah” dedi.

Belii kurban belii dedi hacı İdris Gavsın elini öperek yanından ayrıldık.

Haydi hayırlısı dedik ve ayrıldık hacı abi memleketine dönünce gavsın emri üzerine evinin üstüne 2. kat inşaatına başladı ve kaba inşaatını bitirince beni aradı.

“Engin inşaatın iç işleri (ince işleri) kaldı ama durmasak az bir paramız var bir miktar da senet versek gerekli malzemeleri oradan(İstanbul’dan) alabilir miyiz?” dedi istişare ettik bende “olur hacı abi buradaki arkadaşlardan gerekli malzemeleri temin ederiz bir şekilde” diye cevap verince “haydi o zaman madem öyle sen hemen menzile gel orada buluşalım fikrimizi Gavs’a soralım bakalım ne emrederse öyle yaparız” tamam dedim ve menzile yola çıktım.

Köyde buluştuk sofiler ile sohbet ve muhabbetten sonra namaz sonrası tenha bir yerde gavsın yolu üstünde bekledik gavsımızı ziyaret ettikten sonra Gavs gülümseyerek;

“hoş gelmişsiniz hacı İdris” deyip hatırımızı sordu ve ona dönerek hayırdır dedi daha rahat konuşsunlar diye ben bir iki adım gerileyerek onları seyrederek beklemeye başladım hacı abi inşaatın durumunu anlattı ve İstanbul için konuştuklarımızı kendisine anlatırken Gavs aniden hacı İdris sende para var mı? dedi.

(Öyle söyledi ki sanki o anda Gavs’a para lazımmış ve hemen birisine ödeme yapacakmış gibi…Acil yani)

Hacı abi büyük bir telaşe ile hemen ellerini ceplerine daldırdı üzerinde ne kadar para var ise çıkarttı hatta bozuk paraları bile iki avucunu birleştirdi ve ellerini uzattı “kurban üzerimde bu kadar var ama ben hemen memlekete gideyim arayıp para bulayım gavsıma getireyim” dedi.

Gavs onun bu telaş ve muhabbet dolu gayretine çok keyfi geldi onun avucundaki paralara baktı sonra elini kendi cübbesinin içine doğru uzattı ve bir demet para çıkartarak hacı İdris’in açık duran ellerine para demetini bıraktı.

“Hacı İdris bu para azdır inşaat malzemesi için yetmez sen bunları da al şimdi İstanbul’a git malzemeleri al” dedi tebessüm ederek hacı İdris’in şaşkın bakışları arasında yürüdü hacı abinin elleri açık dua şeklinde elleri para dolu öylece kaldı. (yanına gidip hacı abi paraları cebine koy yoksa bütün köy hücum edip alacak paraları bu kadar açık durursa diye latife yaparak paraları cebine koydum)

“Yahu Engin ne oldu bu böyle ben zannettim ki Gavs’a para lazım ama o bize bir sürü para verdi baksana” deyince “merak etme hacı abi bende öyle anladım az daha bende sana para verecektim” dedim (böyle teslimiyete böyle cevap verilir tabii dedim içimden)

Böylece kimseye senet yada evrak vermeden ve minnet etmeden malzemeleri aldık hacı abi evin inşaatını bitirdi dayadı döşedi ve orayı sofilerin hizmetine sundu her akşam orada sofileri misafirlerini ağırladı ve çocuklarına ev oldu.

Allah razı olsun

Engin’den

3 Yorum

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.