Bir bayram öncesi bayrama 2 gün vardı oturmuş düşünüyordum bayram geldi ama bana gelmedi galiba benim gönlüm mahzundur muhabbetsiz sohbetsiz bu dünyanın kahrını çekmek gerçekten zordur. Böyle bayram nasıl olacak diye tasalanırken telefon çaldı arayan Hacı İDRİS idi

Muhabbet ve sevgi ile “orada İstanbul’da ne yapıyorsun oğlum bak sana ne diyeceğim biz burada (Siirt’te) sofiler toplandık sâdatları ziyarete gideceğiz bir de minibüs bulduk ama bizim şoförümüz yoktur sofiler de ahh bir şoförümüz olsa da bizi menzile götürse diye dertleniyoruz hepimizin aklına sen geldin sen gelsen de bizi bu kadar sofiyi bayramda Gavs’a (sâdatlara) götürsen diyoruz sen ne dersin?” dedi. Subhanallah dedim içimden muhabbete taş atarken muhabbetin kendisi kaya olup dağ olup üzerime inmişti 🙂

Hacı abinin sesini duyar duymaz ahvalim değişmiş aynı ile muhabbetli hali bana geçmişti.. “Tamam hacı abi madem öyle ben hemen geleyim sizi Gavs’a götüreyim yoksa siz ne yaparsınız o kadar sofi diyerek” şakalaşarak telefonu kapattık… Uçak biletlerine baktım ama yer yoktu hiç şüphe etmeden devam ettim ve bir anda Siirt’e yakın batman iline yer açıldı ve arefe günü için biletimi aldım.

Sofiler ile bayram yaptık sohbet ve muhabbetin kuşattığı kalplerimiz Allah için birbirimizi daha çok sevmemize vesile oldu kurbanlar ile ilgilendik hizmetler bitince toplandık ve hakikaten sofilerin şoförlüğünü yaparak hep beraber hacı abinin rehberliğinde kasideler söyleyerek menzile doğru yol aldık.

Hacı abi sofilere hitaben “yahu ne lüks sofilersiniz saadatlar size İstanbul’dan özel şoför getirtti böyle saadat böyle Gavs nerden bulacaksınız” diyerek güle oynaya muhabbet ile menzile vardık.

Muhabbete Muhabbet pek hoş oluyormuş…..Allah daim etsin

ŞEKER ÇUVALI

Hacı abi ile birlikte Siirt’ten Menzil’e Gavs’ı ziyarete gidecektik hazırlıklarımız bitirip sofilerle beraber bir minibüs ile yola çıktık Siirt’ten çıkmadan bir gıda toptancısının önünde durduk “gel Engin” dedi beraber indik “hayırdır hacı abi” deyince “Oğlum Allah’ın (Sâdatların) tekkesine dergahına dosta gidiyoruz huzura elimiz boş mu gidelim ayıptır bari bir şeyler alalım dedi. Beraberce 1 çuval şeker attık arabaya getirdik dergaha hacı abi kibarca yerine ulaştırdı. Ben şaşkın şaşkın bakarken oğlum evet sâdatlar, mürşit ikram yapıyor onlar cömerttir merttir ama biz de nankör olmayalım aldığımız yaptığımız bir şey değil ama Hz İbrahim’in ateşine su taşıyan karınca misali bizimki niyet beyanıdır muhabbettir, gayrettir olur ki Allah’ın hoşuna gelir” 🙂 dedi

Biz modern dünyanın teknolojik ve gelişmiş insanları olarak bütün imkanlar elimizde önümüzde olmasına rağmen böyle incelmiş bir ruha ve kibar bir düşünceye sahip olamamaktan utanırken

Gelişmemiş bir memleketin az tahsilli hacı İdris’i bu ince ruha ve böyle saygıdeğer terbiyeye nasıl ulaşmış onu kim ve ne ulaştırmış olabilir.tek cevabı var sanırım

TASAVVUFİ terbiye – KAMİL MÜRŞİD (Rehber)

Engin’den

3 Yorum

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.