SESLİ DİNLE

(Yazıda geçen Gavs hazretleri, şu an Adıyaman Kâhta Menzil köyünde ikamet buyuran Gavs’ı Sani Seyyid Abdulbaki hazretlerinin mübarek babalarıdır.)

Hacı İdris aslen Siirtli olup, Gavs Seyyid Abdulhakim El Hüseyni hazretlerinin yakınında hizmetinde bulunmuş güzel bir sofiydi.

Gavs şeyhi Ahmet El Haznevi (Şah-ı hazne) hazretlerine mutabaat (benzesin) olsun hem de hayvanlarla beraber otlağa çıksın diye bir çoban köpeği getirtti şahı haznenin köpeğinin adı Hazro idi.

Bunun da adı olsun KASRO dedi ve adını bıraktı.

Zamanla kasro çok güzel akıllı bir köpek oldu büyüdü serpildi birçok sofinin neşe kaynağı oldu bizimle oyunlar oynar sofilerin muhabbetine eşlik ederdi hele Gavs’ı gördüğünde bambaşka bir canlı olurdu.

Hiçbir eğitim almamasına rağmen Gavs otur dediğinde hemen otururdu yoksa Gavs’ı gördüğü anda öyle neşelenir öyle hareketler yapardı ki hepimiz ona hayran olurduk. Sonrasında Gavs’ı gözleri ve tüm vücudu ile takip eder her an tetikte ondan bir ses bir nefes beklerdi (birçok kez kendime: İdris bu mu hayvan sen mi? belli değil bari bu kapıda Gavs’ın önünde şu Kasro kadar ol yahu diye çok sitem etmişliğim var kasro’nun önünde.

O hayvanın ahvali hepimize ibret olurdu.

Gavs vefat ettiğinde menzile getirildiği andan itibaren (hatta çobanın söylediğine göre Ankara’da vefat saati itibarı ile) kasro’nun davranışları değişti diyor. Gavs’ın defnine kadar her aşamada en yakında olmaya çalıştı. İnsanlara zarar vermeden korkutmadan öyle bir hüzün ile dolaştı ki aramızda onu gören herkes ona saygı ve sevgi ile yol verdi Gavs’ı namaz için camiye aldığımızda biliyormuş gibi kapıdan girmedi ama kapıdan da ayrılmadı

Gavs’ı makamına defnettiğimizde ise kasro’yu kimse Gavs’ın kabrinden ayıramadı neler yaptıysak ayrılmadı et verdik süt verdik ne verdiysek ve asla ağzına bir lokma koymadan bizler ısrarcı olunca ise ve öyle baktı ki bizlere gözleri yaşlı sanki “Gavs vefat etti siz onu sevmiyor muydunuz? bana ne diyorsunuz?” der gibi)

KASRO bu keder ve acı ile gün gün eridi ve bu ahval ile vefat etti hep kıtmir hikâyeleri duymuş ona taaccüp etmiştik kasro yu görünce kıtmir’i anladık

Engin’den

2 Yorum

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.