(Yazıda geçen Gavs hazretleri, şu an Adıyaman Kâhta Menzil köyünde ikamet buyuran Gavs’ı Sani Seyyid Abdulbaki hazretlerinin mübarek babalarıdır.)

Hacı İdris aslen Siirtli olup, Gavs Seyyid Abdulhakim El Hüseyni hazretlerinin yakınında hizmetinde bulunmuş güzel bir sofiydi.

GAVS bir gün bizi huzuruna çağırdı. Seyyid Abdulbaki, Molla şefik, ben

Diz çöküp önüne oturduk Seyyid Abdulbaki’ye dönerek

Abdulbaki sen kimsin bunlar kimdir? Dedi.

O da ben evladınız ve sofinizim bunlarda sizin sofilerinizdir dedi.

Molla Şefik’e dönerek aynı soruyu sordu oda Abdulbaki sizin evladınız bizlerde sizin sofileriniziz dedi bana gelince;

Kurban bu Seyyid evladınızdır. Bu molla şefiktir bende İdris’im dedim

“Sizi Allah ve kul katında ahiret kardeşi ilan ettim bundan sonra Allah indinde birbirinize ve bana karşı hiçbir üstünlüğünüz yoktur kardeşlikten öte” dedi bir an durdu ve;

“Bu yolda ve kapıda olduğunuz sürece” dedi.

Bize baktı ne diyorsunuz gibi, üçümüzde beli kurban dedik.

İçimden bir eyvah koptu ki Eyvahhh-u Ahh

Nasıl kopmasın ki bir yanda göz nuru evladı Seyyid âlim sofi bir zat,

bir yanda gözbebeği âlim bir sofi molla şefik ve cahil bir ben İdris

Aldı beni bir düşünce bu nasıl olacak bu adamlar arasında benden zayıf kimse yok korkudan içim titredi  (Molla şefik hacı İdris’in tövbesine ve bu kapıya gelmesine sebep olan kişi)

MOLLA ŞEFİK

Siirt’te genç yaşta ilmi hitabeti ve âlimliği ile nam salmış cami imam hatibi vaizlik yapan herkesin saygı ve sevgisini kazanmış Gavs’ın  özel iltifat ettiği o camiye geldiğinde ona özel olarak Gavs’ın (rune,Otur) dediği bir zat ve benim tövbeme vesile olmuş beni bu kapıya getiren bana sebep  olmuş bir dost bir ağabey ve alimdi.

Tüm sofi arkadaşlar bugün yarın Gavs ona icazet (halifelik verir) diye baktığımız ve sofiliğine hayran olduğumuz birisiydi.

Gel zaman git zaman içinde Molla Şefik’in namı Siirt’i aştı bölgede tanındı ünü İstanbul’a kadar gitti bir müddet sonra İstanbul’dan onu talep etmeye davet etmeye başladılar her defasında sordu ama Gavs her defasında müsaade etmedi ona bu talep ve davetler büyük baskı oluşturdu ve Molla Şefik’in gönlü döndü artık o da gitmeyi istemeye başladı bunu fark eden babası oğlum Gavs’ın bildiğine teslim ol, onu incitme o senin hayrın dışında bir şey istemez. Bunu da bizlere öğreten sensin yapma lütfen Gavs’ı çiğneme dediyse de dinletemedi o kadarki sonunda gidersen babalık hakkımı helal etmem dedi

Molla Şefik bütün bu olanlardan sonra Gavsa geldi ve anlattı gitme isteğini yineledi Gavs; bak “Molla Şefik bizim müsaademiz yoktur lakin gidersen dünyan mamur olacak çok olacak ama ahiretinize karışmayız” dedi.

Ve Molla Şefik’in İstanbul macerası başladı fatih kadınlar pazarındaki (Hüsam bey Tezgâhçılar cami) de göreve başladı hakikaten kısa zamanda tanındı bilindi halktan, eşraftan ve siyasilerden çok itibar gördü Gavs’ın dediği gibi maddi olarak ta çok menfaat elde etti.

Bu durum benim içimi çok acıttı

Ne zaman İstanbul’a gitsem doğruca yanına gider ona bakardım sohbet edip ağlaşırdık (bizim ahiret kardeşimiz ve benim sebebimdir)

Gavs vefat ettikten sonra da ona ziyaretlerim devam etti onu (Muhammed Raşit k.s. ) davet ederdim ve her zaman Seyyid Abdulbaki’den de yardım ve dua talep ederdim. Onlar her zaman ona dua ettiler bu kapı ona her daim açıktır İdris ne gerekiyorsa yapılır yeter ki gelsin dediler (Muhammed Raşit k.s) zamanında bir defa niyet etti ama yarı yoldan döndü nasip olmadı varmak.

Çok üzüldüm mübareğin vefatından sonra makama Seyyid Abdulbaki geçince benim ümidim daha da artmıştı çünkü Molla Şefik’te daha yaşlanmış dünyadan alacağını almış (hevesini) artık mazereti de kalmamıştı (bana göre) daha da sık gidip gelmeye başladım yanına.

Molla şefik dünyada çok şey yaşadı, kazandı ve gördü lakin Gavs ile yaşadıklarını hiç unutmadı unutamadı (hatta zaman zaman darlanır ağlayarak hıçkırarak İdris Gavs tekrar bana bir kere Molla Şefik rune (otur) desin ömrüm gitsin-bitsin başka hiç bir şey istemiyorum dediğinde bende “Gavs vefat etti ama mirası, yolu ve yetiştirdikleri hayattadır. Gavs’ın tahtındadırlar onlarda aynıdır neden anlamak istemiyorsun” derdim)

Molla Şefik Ömründen yaş aldıkça bu onun gönül dünyasında daha da acı verir oldu. Israrlarımdan çoğu zaman sıkıldıysa da Gavs ile sofilik te yaşadıklarından aldığı lezzeti hiçbir şeyde bulamadı.

Sonunda teklifime olumlu cevap verdi ve beraberce menzile geldik divana oturduk fakat bir türlü ikna edemedim Gavs’ı Sani’nin yanına gitmeye “ille ben buraya kadar geldim o gelsin” diye tutturdu.

Molla Ahmet’i görünce sevindim ondan yardım istedim (Molla Ahmet Gavs’ın tekkesine çok küçük yaşta gelmiş Muhammed Raşit k.s. dan halifelik almış Van da şeyhlik yapmakta idi aramızda çok iyiydi beni çok severdi Seyyid Abdulbaki ile beraber Molla Şefik ten ders görmüş bu kapıyı bilen ilmi ve sadakati ile takdir olunmuş alim bir zat)

Durumu zaten eskiden beri bildiği için hemen geldi.

Ooo Seyda hoş geldiniz safalar getirdiniz diye ona iltifat etti birlikte özlem giderdikten sonra Seyda haydi camiye gidelim Şeyh Abdulbaki de sizi görünce çok sevinir ne de olsa sizler eski dostsunuz… Daha birçok kibar kelam ettiyse de razı edemedi dediğinden şaşmadı.

Molla Ahmet artık dayanamadı son bir gayret ile;

“Ey benim hocam üstadım molla şefik

Biz bu kapıda sofi bile değil iken ey Gavs’ın mollası müderrisi olan Molla Şefik,

Ders verdiklerin bu kapıda şeyh oldular sen neredesin ey Molla Şefik,

Allah için söz söylerken Allah için söylenenleri duymayan ey Molla Şefik,

Ey Molla Şefik sen zalimlerden olmuşsun nefsine arka çıkan hainlerden olmuşsun,

Tövbenin kapısında tövbeye karşı durmuşsun sen kimsin ey Molla Şefik

Bu kapıya (Allah’a) boyun eğmeyenin,

Günahına kusuruna tövbe etmeyenin,

Bende ilmi de kalmamış itibarı da kalmamıştır.

Bundan sonra senin ile benim aramda hiçbir şey kalmamıştır” dedi ve kalktı gitti.

Son bir gayret ile Gavs’ı Sani’nin yanına vardım iki gözüm iki çeşme daha ben bir şey demeden, “senelerdir onun için uğraşıp durursun sebebimdir ahiret kardeşimdir deyip geceni, gecemizi gündüze çevirdin hem senin hem de bizim yapmadığımız başka bir şey kaldı mı?” dedi İki elini iki yana açtı üzüntü ile;

Gavs’ın sözüdür yere düşmez yerde kalmaz İdris

(O Gavs’ı dinlemedi bizi dinler mi? Manasında ) 

Bende artık ne ses nede nefes kaldı

Beliii Belii

Not : Hacı İdris vefat edinceye kadar Molla Şefik’i ziyaret etmeye devam etti…

Engin’den

2 Yorum

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.